Behçet Necatigil Şiir Ödülü Şükrü Erbaş’a Verildi.

0
1293

Behçet Necatigil Şiir Ödülü Düzenlenen Törenle Şükrü Erbaş’a Verildi.
Şair Şükrü Erbaş’ın Kuş Uçar Kanat Ağlar adlı kitabı, Behçet Necatigil Şiir Ödülü’ne layık görüldü.
Behçet Necatigil Şiir Ödülü, bu yıl Şükrü Erbaş’ın Kuş Uçar Kanat Ağlar adlı kitabına verildi.

Eray Canberk, Cevat Çapan, Refik Durbaş, Turgay Fişekçi ve Doğan Hızlan’dan oluşan seçici kurul ödülün gerekçesini “Şükrü Erbaş, 1980 kuşağı şairlerinden biri olarak girdiği şiir dünyamızda, dizeleriyle insanın evrensel yolculuğunu araştıran, düşünceyle şiir sanatının inceliklerini buluşturan bir şair olarak öne çıktı. Son otuz yılda onun şiir alanının sınırlarını genişlettiği yolda yeni ürünlerini okuduk. Bu yıl yayımlanan Kuş Uçar Kanat Ağlar, ozanın şiirinde düzyazıyla şiirin buluştuğu yeni bir aşama olarak görülerek ödüle değer bulunmuştur.” sözleriyle açıkladı.

Ödül töreni ise 12 Nisan Perşembe günü saat 18.30’da Kabataş Erkek Lisesi Eğitim Vakfı’nın Ortaköy tesislerindeki Hamdi Saver Salonunda yapıldı.

Necatigil’in kızı Ayşe Sarısayın’ın konuşmasından bir bölüm:
Otuz dokuz yıldır devam eden bu yolculuğa eşlik eden değerli seçici kurul üyelerine, şairlere, edebiyat çevrelerine, ödülü destekleyen kurumlara, başta Necatigil’in tüm eserlerinin yayıncısı Yapı Kredi Yayınları olmak üzere Necatigil’in kitaplarını okurla buluşturan yayınevlerine, ödüle katkıda bulunan Kabataş Erkek Lisesi Eğitim Vakfı’na ve bizi yalnız bırakmayan tüm dostlarımıza çok teşekkürler.

Kuş Uçar Kanat Ağlar adlı kitabıyla 2018 yılı ödülüne değer bulunan Şükrü Erbaş, “Necatigil’den öğrendikleri”ne değindiği konuşmasının bir bölümü:

“Necatigil bana, küçük hayatlar olmadığını, küçük denilen o hayatların dünyanın kendisi olduğunu öğretti.
“Utanır da anasının sırtındaki yeldirmeden / Kız bir adım önde gider sezdirmeden” dizelerinde billurlaşan o ezik yüreği öğretti.
Devrim düşüncesinin ana rahminin, temelinden çatısına her şeyiyle sessizce sızlayan bu “küçük” evler olduğunu öğretti.
Bireyin toplum olduğunu, toplumun birey olduğunu öğretti.
Lirik şiir – satirik şiir bağlamında söylenmiş de olsa, kalbin, her zaman zekâdan büyük ve güzel olduğunu öğretti.
Evleri sevmeyi öğretti.
Bilip de bilmezlikten gelmenin alçakgönüllü bilgisini öğretti.
Emeğin ve edebin, edebiyatın dile getirdiği dert ile aynı değerde iki vazgeçilmez olduğunu öğretti.
İnsanın kendisine dokunmayan sözün, hiç kimseye dokunamayacağını öğretti.
Kısık sesin, yerleri gökleri nasıl doldurduğunu öğretti.
Çağımız insanını çürüten yabancılaşmanın ilk harflerini öğretti.
Yunus Emre’yle Nâzım’ın, nasıl büyük bir tevazuu ile buluşabileceğini öğretti.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here