Varlık Dergisi Ağustos 2020 Sayısı Dosya Konusu “Değişen Okuma Kültürü”

0
279

Varlık Dergisi Ağustos 2020 Sayısı Dosya Konusu “Değişen Okuma Kültürü”

Uzak okuma – yakın okuma pratikleri, zorunlu okuma, eleştirel okuma, yazar gibi okuma, yaratıcı yanlış okuma (kendilerinden önceki ustaları yanlış okumak suretiyle büyük işler yapan yazarlar/şairler), teknolojinin okur deneyimine etkisi… Ağustos sayımızda “Değişen Okuma Kültürü” dosyamızda edebî üretime değil de tamamen okur kanadına ve okuma deneyiminin tarihsel değişimine yoğunlaşıyoruz. Yazarlarımız Pelin Kıvrak, Bâki Ayhan T., Ferit Güven, Mehmet Özkan Şüküran, Mahmut Temizyürek, Barış Acar.

Pelin Kivrak “Yazar Gibi Okumak” başlıklı yazısında “Kötü okur var mıdır?” sorusuna yirmi birinci yüzyılda cevap bulmaya çalışan akademisyenlerin ihtilaflı görüşlerinden yola çıkarak edebî metinleri bir yazar gibi okuyabilmenin püf noktalarına değiniyor. Entelektüel ve siyasi yaşamın her alanında yüceltilen ‘eleştirel okuma’ ile özellikle akademisyenler tarafından hor görülen ‘duygusal okuma’ arasındaki uçurumun bu sayede kapanabileceğini düşünen Kıvrak, bir akademisyen-yazar olarak kendi tecrübelerinden örnekler paylaşıyor.

Bâki Ayhan T., “Epifanik ve Nostaljik Okuma Bağımlısı” başlıklı yazısında kendi okuma serüveninden kısa notlarla başlayıp akademik okuma, zorunlu okuma, karmaşık okuma, nostaljik okuma gibi edimlere, bir kısmıyla ilk kez karşılaştığımız kavramlara doğru ilerliyor. Popülist edebiyat, postmodern roman tartışmalarına da değinerek akademideki okuma kültürünün oluşumuna dair ilk elden veriler sunuyor. Türlere göre okumanın sınırlarının sıkı okur nezdinde ihlal edilmesi gereğini vurguluyor, sınırlı okumaya karşı çıkıyor. Yazının en önemli kısmını ise yaratıcı yanlış okumaya dair Edip Cansever, Cemal Süreya, Necatigil, Turgut Uyar gibi şairlerden verdiği örnekler oluşturuyor.

“Felsefi Bir yaşam Biçimi Olarak Okumak” başlıklı yazısında Ferit Güven, Heidegger’in teknolojide ve okumada nasıl farklı zamanlamalara sahip olduğu düşüncesini irdeliyor. Teknoloji ile belirlendiğimiz bir çağda okumak nedir ve belki daha da önemlisi ne değildir? Bu yazının amacı okumanın (ve yazmanın) nasıl teknolojik bir nitelik aldığını sorgulamak ve teknolojinin zamanının okumanın zamanına nasıl ters düştüğünü göstermek. Bugün teknolojiye biraz olsun direnebilen bir okuma edimi, bir yaşam biçimi olarak algılanabilir. Ve yazar bir metin oluştururken okumanın zamansallığını nasıl kavrayabilir?

Okumanın televizyonun, sosyal medyanın ve görselin hayatımızda merkezî bir yer işgal etmesinden önce farklı pratiklerle gerçekleştiği malûm. Mehmet Özkan Şüküran “Unutmanın Ağrısıyla Okumak” başlıklı yazısında okuma kültüründeki değişiklikleri ele alıyor; bugün okunan metinlerin geçmiş döneme kıyasla daha kolay unutulduğunu ve bunun okumanın bir paradoksu olduğunu belirtiyor.

Mahmut Temizyürek, “Salâh Birsel Okur-Yazar” başlıklı yazısında şiirimizin büyük isminin denemeciliği üzerinden okurluk ve yazarlık yönelişini betimliyor; sözlü kültür geleneği ile ona zıt olarak doğan yazılı kültür arasında nasıl bir yazınsal köprü kurduğu üzerinde duruyor, tabii Salah Bey’e çok yakışan fantastik bir kadroyla. Özellikle şu çabasını vurguluyor Birsel’in; deneme dili de pekâlâ bir anlatı dili olabilir, bilgi taşımakla birlikte hiç ondan eksik kalmayacak oranda okuma hazzını ahenkle gözetmesi koşuluyla.

Barış Acar, “Görsel Sanatlarda ‘Okuma Yapma’nın Değişen Anlamı Üzerine Sıralı Birkaç Küçük Düşünce” başlıklı yazısında 90’lardan bu yana sanat yazıları söz konusu olduğunda sıklıkla karşımıza çıkan “okuma yapmak” teriminin ürettiği bağlamlar üzerinde duruyor; “‘Okuma yapmak’ ifadesini bugün kaç kişi kullanıyor ya da kaç kişi hatırlıyor merak ediyorum. Oysa bir zamanlar çok popülerdi. Sanat literatürüne şiddetle çarptığı 90’ları kastediyorum. Okuma yapma, otoriter ‘tek anlam’ hegemonyasına karşı çeşitliliği önermek demekti neredeyse,” diyor.

İyi okumalar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here