Vefatının 22. Yılında Yazar Kemalettin Tuğcu Anılacak

0
521

Türkiye’de Çocukların En Çok Okuduğu Çocuk Kitabı Yazarı KEMALETTİN TUĞCU Vefatının 22. Yılında
Çengelköy Mezarlığı’nda Anılacak ve Beyazıt Kütüphanesi’nde Anma Programı Düzenlenecek.

İlk anma Çengelköy Mezarlığında gerçekleşecek.

Türkiye’de 1945-1985 yılları arasında kitapları çocuklar tarafından en çok okunan
Kemalettin Tuğcu, vefatının 22. yılında Çengelköy Mezarlığı’nda ailesi ve Çocuk
Vakfı’nca düzenlenecek törenle anılacak. 18 Ekim 2018, Perşembe günü 12.00’de mezarı
başında yapılacak törene ailesi, dostları ve okurları katılacak.

2. Anma Töreni Beyazıt Kütüphanesinde

Kemalettin Tuğcu’nun vefatının 22. yıl dönümü nedeniyle aynı gün 14.00’de Kültür ve
Turizm Bakanlığı tarafından Beyazıt Kütüphanesi’nde anma programı düzenlenecek.
Programda Tuğcu’yla ilgili hazırlanan tanıtım videosu izlenecek. Gülten Dayıoğlu, Prof. Dr.
İnci Enginün, Dr. Fatih Erdoğan, Mustafa Ruhi Şirin, Nemika Tuğcu ve Mehmet Nuri
Yardım’ın konuşmacı olacağı oturumdan sonra Mustafa Ruhi Şirin tarafından yayına hazırlanan Kemalettin Tuğcu/ Çocuklara Okumayı
Sevdiren Yazar
kitabının tanıtımı yapılacak.

KEMALETTİN TUĞCU Çocuklara Okumayı Sevdiren Yazar
Kitabında Yer Alan Yazarların Görüşleri

“Yazarken yazdığım hayatı yaşayıp avunuyorum.”
Kemalettin Tuğcu

“Kemalettin Tuğcu görevini yapmış bir insandır. Gerçekten de onun eserleri, çocuklara bir
duygu eğitimi vermiştir.”
İnci Enginün

“Kemalettin Tuğcu bizlere acı aşısı yapmıştır.”
Gülten Dayıoğlu

“Kemalettin Tuğcu’nun eserlerine baktığımızda fevkâlade yoğun bir duyarlılık görüyoruz.
Topluma dönüp baktığımız vakit, en çok acı çeken kitlenin yoksul kesim olduğunu
gördüğümüz gibi. Bu ikisi zannediyoruz yoğun duyarlılık potansiyeliyle Kemalettin
Tuğcu’yu o tarz mahallelere, o tarz insanlara itmiştir.”
Selim İleri

“Gülten Dayıoğlu, bizim kuşağın Kemalettin Tuğcusu’dur. Bu benzetmeyi, iki yazarın
yapıtlarında koşutluklar gördüğüm için yapmıyorum. Kemalattin Tuğcu, küçük okurunu
yüreğinin tam ortasından vurur, acıma-acındırma duygusunu bütün olanaklarıyla kullanır.
“Sömürür” diyemiyorum, çünkü Kemalettin Tuğcu’yu “sömürü”nün çirkin kıyılarına uzanan
bir yazar olarak görmüyorum. Onun çocuk edebiyatımızda önemli bir yeri olduğunu
düşünüyorum.”
Ülkü Tamer

“… Tuğcu, Durbaş’ın çocukluk yıllarının Pekos Bil, Kinova, Binbir Roman, Kızıl Maske,
Mandrake gibi adı büyülü arkadaşlarının başta gelenidir. Ve Durbaş, daha o yıllar şiire
gönül düşürmeden, bir Tuğcu hayranı olarak öyküler yazmaya çalışmaktadır.”
Refik Durbaş

“Kemalettin Tuğcu, çok okundu, çok sömürüldü; bir o kadar da küçümsendi. Onu duygu
sömürüsü yapmakla suçlayanlar çıktı. Kitaplarının bunca ilgi görmesini kıskananlar oldu.
Kitaplarının çocuklar üzerinde kötü etkiler yaptığını söyleyenler oldu.”
Erdal Öz

“Türk çocuk edebiyatında beğenin beğenmeyin önemli bir fenomen var: Kemalettin Tuğcu.
Ben ilkokul döneminde Zavallı Büyükbaba’yı okur ve ağlardım.”
Tarık Dursun K.

“Hiç kimse Tuğcu romanlarının niçin bu kadar popüler olabildiğini araştırmıyor;
kendilerinin beğenmediği şeylerin okuyucu kitlesi için de beğenilmemesi lazım geldiğini
söylemekle yetiniyor.”
Erol Güngör

“Kemalettin Tuğcu, yaşamın hergün yeni bir tasını tattığım, kentimin yepyeni köşelerini
keşfettiğim, sokakların olduklarından büyük göründüğü, hafta sonları eve çıktığımda, bana
hapishane gibi gelen okuldan azat olma keyfiyle, yollarını ellerim cebimde ıslık çalarak
arşınladığım, Kadıköyü efsunlu sandığım yıllarımın en önemli kişilerinden biriydi.”
Ali Sirmen

“Kemalettin Tuğcu’nun sadece çocuklar için yazdığı 1955 sonrasında Türkiye’de bugünkü
anlamıyla modern çocuk edebiyatı henüz gündeme gelmemişti. Tuğcu, çocuk kitaplarıyla çocuk
sahnesine çıkar ve 1980’li yılların ortalarına kadar çocuklar tarafından en çok okunan yazar
olma özelliğini sürdürür.”
Mustafa Ruhi Şirin

“Yavrutürk, Binbir roman, Resimli Roman, Çocuk Haftası gibi dergilerde tefrika edilen
romanlarıyla da çocuklara okuma ve süreli yayınları izleme alışkanlığı edindirdi.”
Nemika Tuğcu

“Genç kuşaklara kitap okumayı söktürmüş bir yazar.”
Turan Yüksel

“Kemalettin Tuğcu, eserlerinde, ötekileştirilen, toplumun dışına itilen ve yaşamsal daireleri
sınırlandırılan bireylerin trajik yazgılarını sosyal gerçeklikler aracılığıyla dile getirir.”
M. Fatih Kanter

Çocukluğunu/ilkgençliğini 1960’lı yıllarda yaşayanların vazgeçilmez yol arkadaşlarından
biriydi Kemalettin Tuğcu… Kemalettin Tuğcu, yalnızca yazınsal değil; aynı zamana
toplumsal bir fenomenin adıydı. Bu adın çevrsine oluşan büyülü bir hale vardı sanki.
“Kemalettin Tuğcu okumak” şeklinde bir deyiş de dolaşırdı dillerde.”
Hülya Soyşekerci

“Tuğcu hikâyelerini bir umut anlatısı olarak görmek diğer seçenekler yanında daha uygun
görünmektedir.”
Vefa Taşdelen

“Tuğcu’nun eserlerinde birbirine oldukça benzeyen özellikler göze çarpmaktadır. Üvey Anne
adlı hikâyede olumlu üvey anne tipini Birsen Hanım sembolize ederken. Üvey Baba adlı
eserde bu figür neredeyse aynı özellikleri taşıyan Güher Hanım’ın şahsında ortaya
konulur… Üvey Anne adlı hikâyede Hayriye Hanım’la, Üvey Baba adlı eserde ise Halil
Güneşli ile yansıtılır…”
Ayhan Selçuk

“Kemalettin Tuğcu romanlarını okuyan çocuk ve ilk gençlik çağı okurları, aile bağları,
akrabalık ilişkileri, alın teri çalışma, sabretme azim, sebat ve bütün bu güzellikleri insana
kazandıran eğitimin önemini, bu kavram ve kurumlara yapılan vurgularla daha çabuk ve
kalıcı bir şekilde öğrenirler. Genellikle aile bireyleri ve akrabalar, birbirlerine tutku
derecesinde düşkündürler.”
Nezahat Özcan

“Tuğcu’yu çok ağladığı için eleştirenler de oldu. Üstelik zaman zaman onu ve dört yüzü
aşkın kitabını yok sayacak kadar arttı bu eleştirilerin dozu. Edebi niteliğinin yüksek
olmaması, tiplemelerindeki yüzeysellik ve şematizmi onun suçu değil ki, o edebiyat yapma
kaygısı içinde değildi, hayatını yazıyordu. Kemalettin Tuğcu çocuk edebiyatımızın önemli
kilometre taşlarından biridir.”
Fatih Erdoğan

“Tuğcu romanlar genç-yetişkin okur için, dahil olmaya çalıştığı ve hızla modernleşen
yetişkin dünyasının toplumsal yapısını kavramaya ( her ne kadar kurmaca bir zeminde de
olsa ) yardım eden, yol gösteren metinler olarak görülebilir.”
Melike Sıla Arlı

“Yazarlara güven duymayı en çok onun saflarından öğrendik. Kötüler nasıl olsa cezasını
çektiğine göre bize sadece iyi olmak düşerdi.”
Fatma Karabıyık

“Kemalettin Tuğcu’nun duygu yüklü yapıtlarının gün ışığına çıktığı dönemlerde sinemamız
da içerik olarak duygusaldır.”
Mehmet Güler

“Kemalettin Tuğcu’yu edebiyat çevresi hiçbir zaman ciddiye almadı ama o da hiçbir zaman
kendisini bir “yazar” olarak görmedi.”
Nebil Özgentürk

“Köprüaltındaki bir çocuk, küçük bir çırak, kötü kalpli bir üvey anne, köşkün şımarık
çocuğu, evden kaçan ve pazarda büfecilik yapan serseri ruhlu ama iyi kalpli ufaklık… ve
sonunda hep iyilerin kazandığı bir solukluk romanların yazarı artık yok.”
Mevlâna İdris Zengin

“Kemalettin Tuğcu, kitaplarıyla bir nesle okumayı sevdirdi.”
Kemal Sayar

“Kemalettin Tuğcu’nun romanlarını okuyarak büyüyen bir insanın kötü olmasına imkan
yoktur. Doğamızda var olan o temiz, o insancıl, o saf duyguyla bizi daha çok sevgiye
yöneltmiştir. Hatta yoksulluklarımızı, yoksunluklarımızı karşılaşmakta bize direnç
vermiştir.”
Bedri Koraman

“Kemalettin Tuğcu okumak diye bir söylem vardı. Çünkü ayrıcalıktı o sıralar Kemalettin
Tuğcu okumak.”
Betül Tarıman

“Bugün onu, bana daha ilginç kılan yanı ise şehir hayatına, İstanbul hayatına gösterdiği
sevgidir. Köprüaltı çocukları, yeraltı tünelleri, dilenci çeteleri, seyyar satıcılar, okul hayatı,
şehrin karanlık köşeleri gibi şeyler. Kara Kitap’ı yazarken ondan bir şeyler öğrendiğimi
şimdi sevgiyle düşünüyorum.”
Orhan Pamuk

“Tuğcu kitapları başka hayatların meselelerini ortaya koyma üslubuyla gözleri ve gönülleri
farklı bir açıdan görmeye açar.”
Cihan Aktaş

“Yoksul ve kimsesiz kahramanların okuyucuda acıma duygusu uyandırdığı ve çocuk okurun
çevresine daha duyarlı olarak bakmasını sağladığı da söylenebilir. Tuğcu, eserlerinde çocuğu
aşağılayan insanlara yönelik toplumsal eleştirilerde de bulunur.”
Tacettin Şimşek

“Tuğcu anlatılarında engelliler genellikle güçlendirmeye, teşvik edilmeye ihtiyacı olan
kişiler olarak çizilmişlerdir.”
Ayfer Gürdal Ünal

“Uzun bir dönemin yazarıdır Kemalettin Tuğcu.”
Mustafa Uçurum

“Türk çocuk edebiyatında 60’lı yıllardan bu yana Kemalettin Tuğcu’nun ve daha başka
yazarların kitaplarında özürlü çocuk motifi ve ölümün acı sonuçları sıkça konu edilmiştir.
Ancak bu kitaplar çoğunlukla duygusal dürtülerin uyanmasına, duyarlı olan çocuklarda
acıma duygularının gelişmesine neden olmuştur.”
Selahattin Dilidüzgün

“Kemalettin Tuğcu, eserleriyle birlikte, ard arda büyüyen birkaç kuşağa okuma zevki ve
alışkanlığının aşılanmasının yanı sıra, umut ışığı da olur.”
Medine Sivri

“Kendi adıma söyleyeyim, hayatımın en manalı uğraşı olan okuma alışkanlığını bana
kazandıran ve okumayı sevdiren ilk okuma durağı Tuğcu’nun kitapları olmuştur.”
Turan Karataş

“İyilik ağacından olduğu kesin kaleminin.”
Mehmet Aycı

“Kemalettin Tuğcu beni ağlatamadı.”
Mustafa Balel

“Dosdoğru gireyim konuya: Evet, Kemalettin Tuğcu damgası yemişlerdenim.”
Murat Yalçın

“Geceleri başımı yorganın altına sokup ağladığım hikâyelerin babası Kemalettin Tuğcu yok
artık.”
Gani Müjde

“Bizim Kemalettin Tuğcularımız vardı / Bir de camların buğusuna yazı yazma imkânı”
Yılmaz Erdoğan

“Sahi, sadece bana değil dünya güzeli ülkemde milyonlarca çocuğa yıllar boyu kitap okutan,
hepimize edebiyatı sevdiren yazar Kemalettin Tuğcu acaba kimdi?”
Mehmet Nuri Yardım

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here